08.02.2026
Geçtiğimiz günlerde bir düzenleme yayınlandı, restoranların “kuver ve servis ücreti” talep etmesi yasaklandı. Düzenlemeyi görür görmez “bu kalemlerin başka ürün gruplarına zam olarak yansıtacağını” öngördük.
Demokratik özgürlükçü bir ülkede satıcı ile alıcı hür iradesine göre karar verir. Tabi bunun istisnası, serbest ekonomiyi tekelleştirmemek, rekabeti ortadan kaldırmamak. Rekabetin ortadan kaldırılması zaten modern hukuk ülkelerinde de kabul edilmiştir. Buna bir itirazımız olamaz.
Fakat son günlerde gündeme gelen iki mekan üzerinden bir yorum, beyin jimnastiği yapalım.
Türk Fatih Tutak adlı lüks bir restoran. Kuver ve servis ücreti düzenlemesi üzerine fiyatlarına zam yapmış. Bunun üzerine işletmeye hemen 1milyon 860bin TL ceza kesilmiş. Geçen hafta da yine İstanbul’da yer alan “Zmash” adlı hamburgerciye benzer idari yaptırımlar uygulandı. Ben bu iki mekanı da biliyorum. Birini çok pahalı, diğerinin uygulamasını da ukala ve şımarık bulduğum için bu mekanlara gitmedim. Keza Nusret’e de gitmiyorum. Bu müşteri olarak benim şahsi tercihimdir. Kimisi de “bu yemeğe değer” der, bu parayı öder yahut 6 ay boyunca bir burgerciye gitmek için beklemeyi tercih edebilir. Gidene ya da gitmeyene, neden gittin ya da neden gitmedin diyemezsiniz. Zam yapıyorsa gitmem, benim rezervasyon talebimi 6 boyunca bekleten işletmeye gitmem. Bu kadar basittir. Gerisi beni müşteri olarak hiç ilgilendirmez.
Fakat işletmelere bu baskı da neyin nesi. Şunu kabul etmek gerekir. Serbest ekonomiyi bu yaptırımlarla dizayn edemezsiniz. “Faiz sebep enflasyon sonuç” politikası düğmeyi baştan yanlış ilikledi. Üzerine hukuk devleti, demokrasi kavramlarının da içi boşaltılınca hayat pahalılığı yani enflasyon aldı başını gitti. Bu zihniyet, bu yönetim şekli ile ne yaparsanız yapın, sağlıklı bir ortam yaratamazsınız.
Şu an ülkenin yetenekli şefleri, vizyonlu yatırımcıları Türkiye’de yatırım yapmaktan ciddi anlamda soğumuş durumdadır. Tüketiciler de haklı olarak bu fahiş fiyatlardan şikayetçi. Avrupa ve Amerika, ülkemize göre çok daha ucuz ve kaliteli bir noktada kaldı. Vizyonlu yatırımcılar yatırım yapmaktan imtina eder hale geldi. Yatırımcılar “Bir mekan açarız, yarın biri gelir tarar, çöker belli değil, en iyisi bu paraya yurtdışında ev alalım yada başka şekilde değerlendirelim” noktasına geldiler.
Hukuk tanımazsanız, günlük siyasi saiklerle hareket ederseniz sonuç olarak yatırımcıyı kaçırır, yurttaşlarınıza kalitesiz ve pahalı bir hayat sunar hale gelirsiniz. Sözün özü budur.